5.02.2009

Gettolarda Bile Mohikan Var Olm

Türk lokumundan yer misin?
Bu rapstar’ın derbisi,
Ve de hiç kan akıtmaz mermisi,
Beni görebilecek misin abisi?




Ceza’dan bir dörtlük ile açmak istedim bu uzun olacak yazımı. Okumaktan şu an cayabilirsin. Valla bak. Sırf uzun olacağından değil, kişisel de bir yazı olacak. Dünya’yı kurtarmayacağım bu sefer. Bu konuda lütfen rahat ol, biliyorsun ki hayatta sormam “Okudun mu?” gibi sorular hahah. Ben derim “Red”, sen de “Yo”, Red! - Yo!, Red! - Yo! sflkjsdklfsdjklfsdjflk bilogumuz fevkalade ciddi ama dayanamadım güldüm artık üzgünüm süzgünüm biçare ve de düzgünüm a ha sağdan sola eller havaya , Travis ve Tyler ve Kaba Ve de Şimşek, eller havaya!!!!!!1 AYo bilog! Vi gon’ pağrti layk işşşo börfdey! Eet konumuz Rapstar!

Bırak açıklayayım bebeğim… Müzik benim için fantastik bir şeydir. Özel değildir aslında. Çözemediğim her şey kadar sıradandır. Çözemediğim için mutlu olduğum şeylerden biridir. Kıçı kırık bir nota dizisini ruhumun nasıl duyduğunu çözersem intihar etmem gerekir. Hayat son kalesini de yitirmiş olur. Ölmemi istemeyiz.

İlk kasedim Mustafa Topaloğlu, Oy Oy Emine. Hastasıydım. Takıp hem söyler, hem oynardım. Gülme sakın, “Mustafa Topaloğlu“ dediğin adam, şu yeryüzünde aynı dili konuştuğun tek Dada’dır. Ardından Michael Jackson geldi. Belki de bütün ciddi müzik tutkumun sebebi O’dur. Hala Michael Jackson ayarında bir şey dinlemiş değilim. Yerli ve Yabancı Pop ile büyürken, Nirvana sayesinde Grunge diye bir şeyin olduğunu öğrendik. Aramızdaki dinozorlara cıvık gelebilir ama, 83’lüyüm ben. Cobain demek ortaokul demek bizim için, “Pompalıyla intihar eden adam!” demek, kızların senden hoşlanması için olman gereken tip demek. Rock ile tanışmak, sonra Slayer’a kadar gidecek bir yola düşmek demek. IDM’e ulaşana kadar hatrı sayılır Techno, Drum’n Bass, Big Beat deneyimim de oldu tabii ki hahah. Eminim’e kayıtsız kalmanın mümkün olmadığı dönemlerde ona da kulak kabarttım. Rap ile Hip Hop arasındaki farkı öğrendim; uzaktan hepsi aynı geliyordu çünkü. Hala metal ile elektronika arasında ama Radiohead algısında “müzik”i çok seviyorum. Sadece dinleyebildiğim her boku aynı zamanda yemeye de çalışmıyorum artık. Bu çok rahat “kendimi bildim bileli” diyebileceğim süreçte, bir Rap’e sarmadım arkadaş. Hep uzaktan baktım. Bütün olayım Run DMC fanatikliğimle sınırlıdır yani. Yine de şu an Amerika mainstream piyasası ve Türkçe Rap underground arenası üzerine epey bir bilgiye sahibim. Çünkü benden 6 yaş küçük bir kardeşim var! Sadece ama sadece bir oda öteden Killa Hakan dinlediğim halde hala hayatta olduğum için çok şanslıyım.



Ceza’nın Rapstar’ına bir giriş yapıp geçmek lazım: Bu rap’çilerde bir “diss” olayı var, olay orada kopuyor. Diss dediğim işte birbirlerine laf atıyorlar. Yok seni mat ederim üstüne şahı çeyizine veririm, yok senin yaptığın rap atlı karoçaya biner (fena olmadı ha?) falan filan, sidik yarıştırmanın rap’çesine “diss” deniyor. Şu sıralar en büyük kitleler Ceza’cılar ve Sagopa’cılar. Sagopa Kajmer sevenler “Ceza sen git lolipop yala!!!11 Nerden geldiğini unutma!!!1 Underground değilsin!!!1” diyorlar (Ceza Rocco reklamında oynadığı için lolipop yalatıyorlar. Bir de sanırım Ceza’nın ilk solo albümünün prodüktörü Sagopa Kajmer’di, müzikleri onundu falan. Albümlerin dağıtımcısı Hammer Müzik ama Sagopa’nın stüdyosu Kuvvetmira’da kaydediliyordu albümler. Ceza’nın dahil olduğu ilk proje “Nefret” döneminde başlayan bir dostlukları söz konusu sanırım.). Fuat ve Ceza’nın kardeşi Ayben’in de olduğu, Sagopa Kajmer’in “Kuvvetmira” oluşumunda da vardı Ceza. Bence sonra egoları sığmamış bir klana ve kayışlar kopmuş. Ceza’cılar da “Sen önce playback’i bırak olmm, baba parası rap’çisi!!!1” diyorlar Sagopa’ya (Konserde playback yapan bir rapper da tuhaf hakikaten. “Baba parası” dedikleri de, Sagopa’nın varlıklı bir aileden gelmesi, parası neyse verip kendi stüdyosunu kurup bu işe girmiş sanırsam.), “İlahiyatçı değil rap’çi istiyoruz!!!1” diyenler de bol. Çember sakal falan, sözlerinde de bariz bir kayma var Sagopa’nın. Kişisel görüşümü soracak olursanız bence Sagopa Kajmer daha iyi söz yazıyor ama beni de aynı oranda bayıyor. Farsça da bildiği için böyle muammalı kelimeler kullanıyor, ağdalı eskimiş cümleler kurmayı seviyor. Dj kimliği olan Dj Mic Check ile son derece başarılı müzikler yapıyor (Rapstar’da cidden mükemmel iş çıkardığını düşünüyorum mesela) ama, kendine geldi mi bunu göremiyoruz, oldukça kötü bir yorumcu. Sözleri anlaşılmayacak kadar uzaktan dinlerseniz Sagopa Kajmer’i, sürekli aynı şarkının döndüğünü düşünmeniz olası. Nakaratların hepsi aynı ezgilerle söyleniyor falan. Her ne kadar söz konusu olan sözlere dayalı bir tür de olsa, benim için müzik esas; sözler bir enstrüman benim evrenimde. Bu açıdan Ceza benim gözümde Sagopa’dan birkaç gömlek üstün bir yerde. Ben Ceza’nın o komik sesini de seviyorum, bence çok yakışıyor müziğine. O Çözmüş yani kendini. Gençler birbirini yiyedursun, benim seçimim belli. Yollarını ayırmakta iyi etmişler.



Ceza’ya “satılmış” gibi binbir çirkin lafın edilmesine neden olan yönlerinden biri de, reklam filminde oynamasından da anlaşıldığı gibi, televizyona, yani mainstream’e son derece açık bir insan olması. Underground takılanların tersine, piyasayla çalışmayı seviyor. Konuk oluyor, iş ortaklığı yapıyor, çözüm ortaklığı yapıyor. Ben bunu açıkçası oldukça normal karşılıyorum. Müzik yapan bir insanın kendini daha geniş kitlelere duyurmayı istemesi gibi bir niyetinin olmasının nesi tuhaf? Yaptığı iş de iyi gayet. Sözlerinin hala yer altı felsefesi içinde şekillendiğini duyabiliyorum. Kendini bozmuş değil. Medcezir’den bu yana oldukça geliştirmiş kendini Ceza. Bir değişim söz konusuysa, optimizasyonunu arttırmasının neticesidir. Yapabileceği en iyi şeyi yapıyor. Sürekli Türkçe Rap’i tanıtmak istediğini söylüyor, bir hip-hop’çı gibi boş boş dolaşmıyor, sosyal kaygılı bir rap’çi imajı çiziyor. Bir ziyanı yok.

Son bombası da Star’da yayınlanan Rapstar! Klasik keşif yarışması işte, jüri var vesaire. Jüri’de Funky C var; DJ olarak. Sonra Ceza var tabii ki. Bir “popstar” olarak Sibel Tüzün de var. Programı izlemediyseniz şu anda, izlediyseniz ilk anda “Ne alaka?” demişsinizdir. Kendisi ilk bölümde mini etek giymişti, ikinci bölümde de sütyen giymedi. Birbirimizi kandırmayalım salakmışız gibi, televizyonun böyle enteresan dengeleri var. Neyse… Ardından Boys Anılar’a “Soytarılar!” deme suretiyle canlı yayında dayağı yiyen Fuat var hahah. Israrla hatırla(t)mak istiyorum:



Rap’in gerçek hayattaki yansıması, aslında biraz böyle bir şey. Şimdi bana da bir adam çıksa, abuk sabuk hareketler eşliğinde “soytarı, a haa” dese, iki adu bi taktak perfect çekerim. Kız arkadaşımla da paylaştım geçen gün, durakta bir rap’çi genç gördüm. Bembeyaz giyinmiş, kocaman Adidas’lar ayağında, üstündeki kostüm dökülüyor yani 3 fakire giysi çıkar o kadar bol, şapka yamuk. Şapkanın içinde -sanırım- bir bandana… Ölümüne bir cool’luk halinde elleri cebinde. Cebinde de, hani altında bir lowrider olsun, ne bileyim bok gibi paran olsun karı kızla ez tamam ama işte DSİ’nin önünde 14ES beklerken olmuyor pek. Türkiye’de bu açıdan zor bu iş. Bunların hepsini geçsen bile, benim gibi insanlar var. Ben rap yapan rapper görünce gülmeye başlıyorum mesela. Çok komik geliyor. Belki gerçekten komik değildir ama abuk sabuk bi ton adam “yov yov” diye dolaşınca gülüyorum ben. Bu programı da eğlenmek için izliyorum. O kadar kazma yarışmacıları var ki.



Öykü Serter’e de üzülüyoruz. Senelerdir bu formatlarda yuvarlanıyor. Bir üst level’a geçemedi gitti. Bak Ebru Akel’e! Hahah. Bari kendisini askıya asılmış gibi gösteren omuzlarının hakkını verip yüzmeye adasaydı hayatını, şu an bi Michael Phelps idi.

Dediğim gibi Ceza’nın Yerli Plaka’sını da çok severim “Yükselen ben değilim bak asansör / Şayet beni uçarken gördüysen senin gözün kör / Peşimde onlarca yalaka sahte post var / Eninde sonunda yalnız bırakan o dostlar” diyor, gayet güzel yazmış ama gelse bunu karşımda söylese istemeden gülerim. Rap önce bunu çözmeli, en büyük sorunu bu. Aslında kendileri de farkındalar, ciddi gözükerek bunu aşmaya çalışıyorlar ama daha komik oluyorlar. Ceza’ya tahammül etmeyi kolaylaştıran bi başka neden de müziklerini eğlenceli yapıp sözlerini yoğun tutması. The Smiths yapınca güzel Ceza yapınca kötü demek ikiyüzlülük olur. Fakat aynı adamın “Benim üstüme gelmeyin artık yeni bilim olacak hiphop (sdlkfjsldkfjlk) / Bunu görmezden geleceksen eksenin etrafında dön sen / Dengen bozulur sersem / Yere serilecek her flow’unuz aynen yengen / Televizyon dizi karakterleri mi adam edecek bizleri” diyerek televizyonda boy göstermesi ve kendinden soğutması söz konusu. Ciddiyet büyük sorun. Yani sen o programda “Eminem’i tahtından indirecek adamı çıkaracağız buradan!” desen ve bunu gerçekten çok ciddi desen, kendinden acayip emin olsan, ben yine gülerim.

Muhtemelen Ceza birkaç yıl sonra bu ilk bölümüyle tüm gün rating’lerde 28. olan fiyasko program hakkında “Oradan birilerinin çıkacağına hiç inanmadım. Sadece en yeteneksiz çocukları seçip herkesin yapabileceğini gösterip heveslendirmek, rap’i televizyona taşıyıp şarkılarımızı her hafta milyonlara ulaştırabilmek için kabul ettim.” diyecek. O güne kadar da ekranların en dandik yarışmalarından biri olarak ilk sezonunu çıkarabilirse ne mutlu.

O karanlık, yamuk çamuk, kullanışsız, iç kapayıcı iğrenç stüdyonun televizyondan nasıl göründüğüne hiç mi bakmıyorlar bilmiyorum. Hala şu her türlü canlı yayınlanan programın, stüdyosu ne kadar ferahsa ve iyi ışıklandırılmışsa o kadar tuttuğunu kavrayamadılar. Hayır çok zor bir şey de değil, tutan ve tutmayan programların ayrı ayrı ortak özelliklerini bir kağıda not alsan, çok rahat çıkarırsın bunu. Israrcı fakat yapımcılar.

“Rating kaygımız yok.” diyor sunucusundan jürisine herkes ama, her rap performansına miadını doldurmuş ya da türkübardan bir adım öteye geçememiş bir şarkıcı ekleyip düet yaptırmaktan da eksik kalmıyorlar. Geçen hafta bir çocuğun "Ağrı Dağın Eteği" ile rap yaptığını duydum ben. "Rap yarışması ama, her telden çalalım ki çocuklar programı izlerken anneleri babaları 'Ver ulan şu kumandayı piç!' deyip tepelerine binmesin." düşüncesi güttükleri açık. Gerçi buna ne kadar rap denir bilemiyorum:



Böyle saçma sapan bir şey Rapstar. Neresinden tutsan elinde kalıyor.

19 yorum:

kaba şimşek dedi ki...

öncelikle şunu söylemek isterim, ekşisin ama insanlığın eksik kanka dlskfjldsfjls.

yazını okurken ceza'ya yöneltilen underground değil eleştirisi kısmına geldiğimde şunu fark ettim; sagopa şarkıları ara ara winampımdan fırladığı halde kafamda bir sureti yok adamın. senin koyduğun aczimendi fotoğrafına da bakınca gerçekten adamı hiç görmediğimi anladım. ama ceza her yerden fırladığı için, adamın şeklini şemalini ezbere biliyorum. yani karşı taraf bu eleştirisinde haklı. haklılar haklı olmasına lakin, rap müzik (hiphop da olabilir, bunların hangisi rap hangisi hiphop ben bilmiyorum) underground olmaktan çıkalı asır olmuş be kardeşim. otur iki saat mtv izle, rap müziğin olmadığı dakika bulamazsın. ya kendi klipleri var ya da birileriyle feat yapıyorlar; onun bunun klibinin kenarından köşesinden "yo yo" diye fırlıyorlar. ceza da bunun türkiye'deki bayrak sallayanı olmuş. neredeyse piyasadaki bütün albümlerde var adam. hatta müslüm babanın son albümünde bile.

ama bu kötü mü derseniz, bence hayır. gayet iyi bir şey. ben de rapçi olsam hadise ile feat yapmak isterdim mesela. gerçi bengü'ye de fit olurum lsdkjfldskfjls.

sözler konusunda da sagopa'nın sözleri dikkatle dinlendiğinde şunu anlıyoruz; değişik kelime kullanma aşkı, en sonunda hiçbir şey söylemeyen sözler yazmasına sebep oluyor. otisabi'yi anımsatan bir tarzı var bu anlamda. ve sürekli aforizmik bir şeyler söylemek istediğinden, çoğu zaman mesnetsiz dizelerle boğuşmak zorunda kalıyoruz. gerçi demin sözlüğe baktım da millet adamı son yılların en büyük şairi ilan etmiş. ilginç.

ama bak şu var bence rap müzikle alakalı. bu müziğe türkiyede gönülden bağlı kesim öyle pek entelektüel olmadıkları için, bence onların kelime haznelerini geliştiriyor. bu iyi bir şey. gerçi çoğu mikrofona "maykrofon" diyordur belki bilemem.

sagopa'nın ara ara winampımdan çıkan şarkılarında bir kız var o kim bilmiyorum ama bence sakın solo albüm yapmasın. kadın sesine bu müzikte sadece bek vokal olarak tahammül edilebilir gibi geliyor bana.

çok başı kıçı belli olmayan bir yorum oldu ama idare edin. son olarak funky c'ye seslenmek isterim: abi sen hep aynı şeyi mi söylüyorrsun yoksa gerçekten öyle ingilizce ingilizce kırk saat konuşuyor musun? arada bir sus bence ya. bir halt da anlamıyoruz zaten neden yoruyorsun ki kendini? ben bi "maykrofon" kısmını anlıyorum, ki onu bir şarkıda seksenbin defa söylüyorsun, bir de isim söyledin mi, "hmm ceza'dan bahsediyor sanırım, ne dedi acaba?" diye düşünüyorum. o kadar yani. millet de farklı değil bence. boşa yorma kendini sevgili abim.

ben maykılsam sen de ceksın kanka lsdkfjldkjfls

radioheadbanger dedi ki...

sağdan sola eller havaya. kaldırrrr ellerriea, kaldırr ellerieaa sdlfksdlkflkj. arada sırf "kaldır! kaldır! kaldır!" diye bağrıyorlar, rtük kapatabilir.

kanka o "şarkılarında çıkan kız" dediğin kolera, sagopa'nın eşi sdlkfjlsdkfljk.

abi işte demişsin ya "son yılların en büyük şairi ilan edilmiş, ilginç" diye, işte o kısmı entelektüelite eleştirinle bağdaştırdığında, o kesimin "büyük şair" demesinin pek bir esprisi kalmıyor. belki biraz da bu sebeple rap piyasası gudik ama girmek istemedim işin o boyutuna.

feat meselesine de değinmek isterim: sana katılmıyorum. gülşen de olabilir slfkjldkfjsdlk.

ve funky "c" in da place to be!!!!!!11

travis and tyler durden dedi ki...

Yazında güzel lafların var redyo. Hoşuma gitti ama rap dinlemem.

Saygılar,
t&t

Not : Feat imkanı verilse Melinda Clarke yahut Tricia Helfer ile rap söylerim, yeraltına girerim, hip hop yaparım. Hiç durmadan konuşup tombalak açarım sevinçten mermerde.

radioheadbanger dedi ki...

sdlfkjslkfjlksfkjsfjdkfslkj gülmek yasak arkadaşım ciddi bi bilog burası, lütfen zorla güldürmeyelim tombalak falan.

travis and tyler durden dedi ki...

Mizah ciddi bir iştir redyocum ehehe

kaba şimşek dedi ki...

komik bişi varsa anlatın biz de gülelim arkadaşım!!!1

kaba şimşek dedi ki...

bi de türk repçileri hafif sağa çekiyor galiba değil mi? dünyada durum nedir bu konuda?

ben bi kopter yaparken bu sorularımı cevaplayın lütfen sayın redyo ve onun sahte yüzleri.

radioheadbanger dedi ki...

italiklikten ziyade virgüllük söz konusu kanka hafif kambur duruyolar çükü sakınır gibi sdlfjdslk. kusura bakma dirsek nighty yapıyodum anca cevap verebildim.

kaba şimşek dedi ki...

ben fiziksel olarak dememiştim gerçi kanka (postür?) siyasi görüşten dem vurmuştum.

ben ninja kaplumbağa gibi sırtımın üstünde dönerken bu konuya açıklık getirmiş olursun diye tahmin ediyorum.

yo yo dis iz areyçbi!

radioheadbanger dedi ki...

haaa hahahaha yok lan, değil aslında. "parası olan yaşasın olmayan ölsün amk dünyasında" diyolar ve lanet olsun dostum ha pis işlere bulaşmak zorunda kalıyoruz.

travis and tyler durden dedi ki...

Gel bi blog açalım derken yorumların hepsini de bizim yapacağımızı belirtmemiştin olm redyo! Bu nası iş! Nerde bu insanlar dotum? yo yo! Modafoka!

radioheadbanger dedi ki...

sfljksdljkfsdlk bilmiyorum abi valla, aslında okunuyor da. şeydendir belki ben yazıyorum diyedir, benden çekiniyorlar genelde. bence bi de siz yazın.

kaba şimşek dedi ki...

sen bilogu takip edenlere "sevgili izleyiciler" sıfatını uygun görürsen, onlar da sadece izler dostum. bence onlara "sevgili yorumcular" ya da "sevgili katılımcılar" demeliyiz. hiç olmadı "naber lan" diyelim. medeni olun biraz!

sunasan dedi ki...

ben şahsen korkuyorum redyoyoyobanger' dan, yeterli kaliteyi tutturamazsam banlayabilir skhkjdhfk. bu arada bu şirket internet politikası halime acıdı galba sonunda sanırsam.

radioheadbanger dedi ki...

:(

sunasan dedi ki...

sensei fotoğrafında bile meymenet yok olm. tam kafa göz dalmak üzereyken ayağını sehpaya çarpmışsın gibi.

radioheadbanger dedi ki...

neyse şimdi ne desem "bak gördün mü ahahah" etkisi yapacak bişi demiyorum o yüzden.

sunasan dedi ki...

yok yok.o kadar da değil. senseime uzanan eller kırılsın, söylenen diller kurusun sfkjfhdkj. şeker gibi binsan kendisi. jelibon hatta ahaha

Mehmet Ali dedi ki...

Ceza o kadar kıçını yırtmıştı. bağırdı. sansar diye. Ama sansar salvo heç si**lemedi... Acıdım aq. :D